Gereksiz bilginin gerekliliği üstüne

               
 

“Bilgi güçtür”.

Yanlış hatırlamıyorsam İngiliz filozof Bacon söylemiş bu sözü. Aslında belli bir yaşa gelmiş her kişi bilginin güç, gerçek anlamda güç olduğunu bilir. Buraya kadar her şey gayet normal. Burada kastedilen bilgi doğal olarak gerekli ve işe yarayan bilgidir. İşe yarayan bilgi nedir peki? Yaşam savaşında size belirgin bir üstünlük sağlayan bilgidir. Örneğin borsada tavan yapacak bir hisse senedini bilmek, iyi bir meslek sahibi olacak kadar yoğun bir bilgi yada araba alıp satarken yapmanız gereken şeyler.  Bu tür bilgiler gerekli bilgiler sınıfına girer ve tabi ki size güç ve iktidar sağlar. En azından yaşamınızı kolaylaştırır.

 

Otuzlu yaşı geçmiş erkeklerin çoğu için öğrenilmesi gereken bilgiler vardır. Bu tür bilgi dışındaki her tür bilgi öğrenilmesi zaman kaybı olarak görülür. Hatta bu tür gereksiz bilgiyi öğrenmeye kalkanlar biraz ukala ve “entel” bulunur. Peki nedir bu gereksiz bilgi? Oturduğunuz şehrin tarihi, Çin ’deki afyon savaşları, astronomi, astrofizik yada Zen Budizm bu tür gereksiz bilgi sınıfına girer. Gereksiz yada yararsız diyebilirsiniz. Yani bu bilgi olmadan da insan yaşamını devam ettirebilir ve para kazanabilir.  Gereksiz bilginin gereksiz olduğunu düşünüyorsanız bu yazınında gereksiz olduğunu kabul edebilirsiniz. O halde bence bu noktada durun ve yazıyı okumayın çünkü yazının amacı, gereksiz bilginin gerekliliğini ispat etmek.

 

Otuzlu yaşlarını geçmiş erkeklerin ezici bir çoğunluğu gereksiz bilgi içeren kitapları asla almazlar. Hem para kaybı hem de vakit kaybı olarak görürler. Genellikle aldıkları kitaplar “borsada teknik analiz” yada “etkili toplantı teknikleri” türünden kitaplardır. Onu da tam anlamıyla okumazlar. Kadınlarda bu durum çok daha iyidir. Gereksiz yada yararsız kabul edilen bilgiyi içeren kitapların alıcısı gençler ve kadınlardır. Gençlik garip bir haleti ruhiyedir, cinssizliği içerir. Neyse. Bu açıdan bakıldığında kültürün tüketicisi de bu gruptur. Şiir kitaplarını alan, tiyatroları ve sergi salonlarını dolduran bu gruptur. Bahse girerim ki erkekadam.com sitesini erkeklerden çok kadınlar okuyordur. Sanırım bir çok erkek sitenin adının çağrıştırdığı erotik olasılıklardan yola çıkarak superonline’dan linki tıklıyor ve yazıları görünce hayal kırıklığına uğruyordur. Daha belirgin bir kanıt ise şimdiye kadar aldığım okuyucu e-maillerinin yüzde 95 gibi ezici bir çoğunluğu kadınlardan gelmesi. Hemcinslerim nedense bana pek yazmazlar, yazdıkları zamanda da nedense “evet Emin bey ben de mini eteği severim” gibisinden garip yorumlarda bulunurlar, halbuki yazıda anlatılmak istenen mini eteğin estetiği değil de, insan yaşamındaki rituelin önemidir. Neyse konumuz bu değil. Konumuz gereksiz bilgiler, dağıtmadan devam edelim.

 

Gereksiz bilgi yada yararsız bilgi (siz nasıl adlandırmak istiyorsanız) yaşam savaşında size bir öncelik tanımaz. Daha iyi bir konuma gelmenizi sağlamaz. Öğrenmeseniz de olur. Bütün bunlar doğrudur. Örneğin ben astronomi ile amatörce ilgilenirim. Görünen yıldızların parlaklıkları kadir sistemine göre 1’den altıya kadar sıralanır. En parlak görünen yıldızlar birinci kadirdendir, daha solgun olan yıldızlar ise 2, 3, 4, 5 diye gider. İyi ve sağlam bir gözün görebileceği en az ışık veren yıldız 6. Kadirden bir yıldızdır. Gezegenler, yıldızların aksine göz kırpmazlar. Yani ışıkları azalıp çoğalmaz, sabittirler ve 1. yada 2. kadirden yıldızlardandır. Bütün bu bilgiyi biliyorum. Hemen bana sorabilirsiniz, bu iyi hoş da bu bilgi bana ne kazandırır. Mesleğim astronomluk değil, hayatım bir koşuşturmaca ile geçiyor, bir de bunlarla vakit kaybedemem. Doğru haklısınız. Bu bilgi insana bir şey kazandırmaz fakat bulutsuz bir gecede gökyüzüne baktığım zaman, göz kırpmayan birinci kadirden venüs gezegenini bulurum. Daha sonra meşhur cezveyi gözlerim arar ve bulunca rahatlar. Cezvenin ucunu beş katı kadar uzatır ve kutup yıldızını bulurum yani Polarisi. Keyfim yerine gelir. Sonra eğer şansım yaver giderse güneş sistemimize en yakın yıldız olan Vega’yı bulurum ve işte o zaman değmeyin keyfime. Gereksiz bilgi yaşamdan aldığınız tadı inanılmaz derecede arttırır ve sizi mutlu eder. Varoluşunuzu anlamlandırır. Tad ve haz verir. Para rahatlık verir ama mutluluk getirmez. Gereksiz bilgi bu açıdan gereklidir. Efes harabelerini iki şekilde gezin. İlk gezişinizde herhangi bir bilgi olmadan dolaşın. Güzel ve estetik taş yığınları göreceksiniz. Daha sonra Efes harabeleri hakkında detaylı bilgi sahibi olun ve tekrar gezin. Baktığınız sütunlar taş olmaktan çıkacak ve canlanacaktır. Ben denedim. Orada yaşamış olan insanların nefesini ve ruhunu duyacaksınız. Gereksiz bilgi o harabelere yaşam vermiştir çünkü bir anlam yüklüdür. . Eski çağlarda bu tür bilgiye ulaşmak mutlu bir azınlığın elindeydi çünkü kitaplar çok pahalıydı (bir kitap 100 koyun edebiliyordu; şimdiki hesaba göre yaklaşık 7 milyar lira) ve insanların vakti yoktu. Şimdi kitaplar ucuz, göreceli olarak daha çok vaktimiz var

 

Bu incelemeye girince ister istemez çağımızın bir sorunuyla karşı karşıya geliyoruz: uzmanlaşma. Bilginin az olduğu ve yaşamımızda bu kadar önem taşımadığı zamanlarda insan bir çok farklı alanda bilgi sahibi olabiliyordu fakat Rönesans ‘dan bu yana hızı giderek artan bilgi birikimi ve bilim artık bu lüksü kimseye tanımıyor

 

Çağımızda uzmanlaşmak kaçınılmaz çünkü kimse bir çok alanda bilgi sahibi olacak kadar uzun yaşayamıyor ve belirli bir alandaki bilgi birikimi birkaç insan yaşamını dolduracak kadar çok. Bu durumda insan ister istemez ya göz mütehassısı oluyor yada ekonomist çünkü hem gözden anlaması hem de ekonomiden anlaması imkansız gibi bir şey. Rönesans insanı gibi hem resim yapıp hem de biyoloji ile uğraşmak artık bir hayal. Uzmanlık insanlık için bir mecburiyettir artık. Böyle olunca insanlar, tinsel anlamda sadece kolları yada bacakları çok gelişkin garip ucubelere dönüştü. Bundan kaçınmak imkansız ama insanlarda gördüğüm çok tehlikeli bir gidişata dikkatinizi çekmek istiyorum. Gitgide yaşam alanlarını daraltıp sadece ve sadece meslekleriyle ilgili konularda bilgi sahibi olmaya, onu da bir saatten sonra boş vermeye başlıyorlar.

 

Buna mecburuz ama yine de ben kahrolsun uzmanlık diyorum. Tekrar gereksiz bilgiye dönelim. Gereksiz bilgi sanılanın aksine aslında gereklidir. Gereksiz bilgi olmadan yaşam keyifli olmaz, olamaz çünkü her şey anlamlı olduğu zaman güzeldir. Çiçeklerin adlarını öğrenmekle işe başlayın. Kasımpatı ne zaman açar, mürdüm eriği en iyi nerde yetişir, çıplak gözle görebileceğiniz yıldız sayısı kaç tanedir? Bu yazar ne yer ne içer? :)) yada Tubitak ‘ın çıkardığı oldukça nitelikli ve inanılmaz derecede ucuz kitaplar var. Kaos kitabını okuyun mesela ve sonra kahvenize süt katıp tekrar bakın. İnanın kahveniz çok daha bir lezzetli olacak.

Vaktim yok diyorsanız sadece şunu sorayım size

Yaşamaya vaktiniz yoksa, Allahınızı severseniz neye olacak? Yaşam bir verimlilik problemi değil ki

Mehmet Emin Arı