Cinselliğin Büyüsü 

               



Cinsellik üzerinde çok konuşulan her şey gibi (ekonomi ve kadınlar) çözülmemiş ve belki de yerine oturmamış bir şeydir. Yinede basit olarak seks doğanın, türü devam ettirmek için bulduğu bir tür yol, hatta bir tür kandırmacadır. Doğa bize zevki vaat ederek türün devamını garanti eder. Tabi bu işin temelidir. Ona bakarsanız şiir yada roman temel olarak kağıt üzerinde duran mürekkep lekeleridir. Seks ve cinsellik aynı şeyler değildir, cinsellik seksi içerir ama cinsellik seks değildir.

Cinselliğin, seks dışında (yalın zevk) dışında verdiği bir bütünlük duygusundan bahsetmek istiyorum.

Gerçek bir erotizmde bütünsellik ve anlam vardır. Ne olursa olsun arzuyla dolu bir erkeklik organı iktidarı simgeler ama bir o kadar da yalıtılmış ve tek başınadır. Kadınlık organı, erkeklik organının karşıtı değil onun bütünleyicisi ve tamamlayıcısıdır; bu cümlenin tersini de rahatlıkla söyleyebiliriz.

Anlam ve şiir yüklü bir sevişmede yani gerçek bir sevişmede, kadınlık erkekliği sarar ve o anda, birleşme anında vücutlar birbirlerinin uzantısı gibi görünür;

Dışardan baktığınız zaman .bedenler birbirinin içine geçmiş gibidir. Gerçek bir sevişmede de ruhlar birbirinin içine dolanır ve birbirlerinde kaybolur. Bir ruhun bittiği yerde diğer bir ruh başlar. Bu olağanüstü bir anlamdır

Meşhur taocu simgeyi gözünüzün önüne getirin. Birinin zayıfladığı yerde diğeri güçlenir ama gerçek anlamda ne biri ne de diğeri üstün değildir. Zaten ortada bir üstünlük kaygısı da yoktur. Arzuyla seviştiğiniz zaman, her zaman sevişme sırasında en tahrik edici söz ne ayıpçı kelimeler ne de buna benzer şeyler değildir. Ne inlemeler ne de kadının görüntüsü ne de kokusu tek başına bu büyüyü yaratamaz. Bir kadından duyacağınız şu tek cümle alabildiğine zengindir; bir erkek olarak gerçek anlamda sizi kutsar ve onaylar

"Seni içimde istiyorum"

Seni içimde istiyorum demek, ruhumu ruhumu birleştirmek istiyorum, bir bütüne ulaşmak istiyorum demektir. Bir bütüne gitmekse kendinden feragat etmek, benlikten vaz geçmek, gerçek anlamda erimek, gerçek sevginin yada aşkın bir delilidir. Biz erkekler için cinsellik nesneye, kadınlar içinse özneye yöneliktir çünkü bir erkek olarak size yabancı bir organı kendi içinize almazsınız ama bir kadın için durum terstir. Bu son tahlilde kadın için bir yabancılaşmadır. Bu yabancılaşmayı ancak ve ancak, kendi içine aldığını kendinden kılarsa aşabilir. Bunu ise ancak birlikte olduğu erkeği sevdiği zaman yapabilir. Sevdiğiniz şey bir anlamda sizin uzantınız olur ve ancak bu durumda kadın bu yabancılaşmayı aşabilir. Bu yüzden biz erkekler cinsellik konusunda daha rahatız yada kadınların deyimiyle daha kolay.

Bu açıdan baktığınızda, gerçek anlamda erotizm büyülü ve şiirsel bir şeydir. Bize sevinç ve çoşku verir, yaşama inandırır. Yabancılaşmış bir sevişmede yada argo deyimiyle düzüşmede, erkeğin kadını yada kadının erkeği becerdiği durumlarda (sadece erkekler becermez, bazen de kadınlar becerir, becerilen erkek bunu fark etmese de; becermek bir başka vücudu kendi zevkimiz için yada yalnızlığımızdan kurtulmak için kullanmaksa, kadınlar da becerir) her zaman için karşımızdaki kadınlık veya erkeklik organı vücudun uzantısı değildir, yabancı bir cisim yada et parçasıdır. Size ait ve içinde biz olduğunuz bir bütünün parçası değildir. Organ nakillerdinde nakledilen organın vücut tarafından reddedilmemesi için kullanılan ilaçlar gibi yalnızlıktan kurtulma hissini kullanırız. İnsan bu yabancılaşmayı aşmaya çalışır ama tenimize sinen koku bir yabancının kokusudur. İşte o an kendimizi yine yalnızlıkta buluruz. Gerçek anlamda sevişmemişizdir. Sadece bir başka bedende erimeye çalışmış ama sonuçta yine benlik sınırlarının dışına taşamadan, sevginin verdiği kaynaşmadan uzak bir şekilde geçici olarak kendimizi kandırmışızdır. Bütün benliğimiz kalın sınırlarla çizilmiştir. Diğer insanın ruhu da kalın çizgilerle çizilmiş bir şekilde bizden ayrıdır.

Gerçek bir sevişmede ise doğanın mucizesi gerçekleşir. Her şey bir uyum içinde diğerini tamamlar. Karşınıza bir dans çıkar, ruhun ruhla birleşmesi, bedenin bedende erimesi; işte bu şiirdir. Gözlerinizin içinde bakan ve seni içimde istiyorum diyen kadın aslında şunu demek ister; seni içimde istiyorum çünkü sende erimek ve kendimi sende eritmek istiyorum. Gerçek erotizm doğanın dört yapraklı yoncasına benzer. Kolay bulunmaz. Neşenin daha doğrusu yaşam sevincinin en somut dışa vurumu ve kaynağıdır.
Mehmet Emin Arı