Internetin
geometrisi nedir? Internetin merkezi neresidir? Karmaşık bir ağ
olarak Internetin garip bir özelliği var. Interneti oluşturan
tüm noktalar Internete bağlı bilgisayarlar yani diğer deyişle
siz kullanıcılar diğer noktalara erişim açısından eşit
uzaklıktadır. Bu benim kafamda canlandırmakta oldukça
zorlandığım bir geometri. Tüm noktaların birbirine eşit
uzaklıkta olduğu bilinen tek geometri eşkenar üçgendir.
Fakat bu geometride tanımlayabileceğiniz nokta sayısı üçü
geçemez. Tek merkezli bir yapı ise küre olabilir.
Bir
kürede ya da (dairede) merkezde bulunan nokta diğer tüm
noktalara eşit mesafede bulunur. Bu şekilde her kullanıcı için
hayali küreler tanımlayın. Internet aslında böyle
milyonlarca küreden oluşur (IP numaralarından yola çıkarak
türetebileceğiniz teorik küre sayısı aslında
256x256x256x256’dır). Göz önünde canlandırmak oldukça
zor olsa da Internetin böyle tuhaf ve daha önce hiç görmediğimiz
bir yapısı var. Genelde insanın içinde bulunduğu yapılar
piramitsel yani hiyerarşiktir (en üstteki nokta ile en alttaki
nokta arasında uzun bir mesafe) ya da düzlemseldir. Örnek
verirsek patronunuzla olan ilişkiniz hiyerarşik, kankinizle
olan ilişkiniz ise düzlemseldir.
Pratik
olarak bu durumu şöyle açıklayabiliriz. Tüm diğer noktalar
erişim açısından benden eşit mesafede bulunmaktadırlar (bağlantı
hızı vs. gibi teknik sorunları şimdilik göz ardı edelim).
Bunun dışında herhangi bir diğer noktaya erişim için takip
etmem gereken bir hiyerarşik sıralama da yoktur. Herhangi bir
noktaya diğerinden kolaylıkla erişebilirsiniz. Bilgisayar
diliyle ifade edersek bu rasgele erişimdir (random access).
Internetin
tuhaf bir özelliği de bu geometriyi oluşturan herhangi bir
noktayı yaratmanızın inanılmaz kolay olmasıdır. Bir web
sitesi oluşturmanız neredeyse bedavadır (erişim ve elektrik
paralarını göz ardı ederseniz ve bu konu hakkında yazdığım
kitabı okursanız yarım gün içinde bir web sitesi oluşturmanız
içten bile değildir). Bu açıdan bakıldığında Internet küresel
bir yapıdır. Büyük bir gazete ile sizin aranızda teorik
olarak hiçbir fark yoktur.
Bütün
bunlar bildiğimiz şeyler. Ama dikkatinizi çekerim bu büyüklükte
ve bu biçimde ve içinde insanın olduğu bir yapı tarih
boyunca daha önce hiç olmadı.
Bu
ilk defa. Güneşin altında yeni bir organizma. Yeni bir tür.
Kelimenin tam anlamıyla Internet yenidir!
Gerçek
anlamda mutlak bir globalleşme hiç olmadı ve görünür bir
yakın tarih içinde olmayacak. Çünkü içinde yaşadığımız
gerçek dünyada, insanın iktidar, mülkiyet ve politikadan
gelen değişmez yapısal ve psikolojik hiyerarşileri vardır.
Hiyerarşik bir yapı da kim ne derse dedin tam anlamıyla
global olamaz.
İnternet
sanal mıdır? Bence değildir. Sanal kelimesi Interneti tanımlamakta
yetersiz kalıyor.
Bence
sanallıktan kasıt gerçekliğin bir projeksiyon ile çarpıtılmasıdır.
Sanallıkta, içinde yaşadığımız gerçeklik bir perdeye
yansıtılır yani projekte edilir. Perdenin ve yansıtma işleminin
doğasının bozuk olması nedeniyle yansıtılan görüntü
bozulur ve aslının tahrif edilmiş hali olur. Aklıma gelen en
belirgin örnek güldüren aynalardır. Bu aynalarda gerçek görüntü
olduğundan daha büyük, uzun ya da ince vs. görünür. Ama
sonuçta gerçek görüntü özünü korur. Yani aynada gördüğümüzün
şişman olsa bile kendimiz olduğunu biliriz. Öz projeksiyonda
her zaman korunur.
İnternette
ise bana göre projeksiyondan farklı bir işlem yapılır.
Matematikte bir fonksiyonu bir başka düzleme taşıyan
transformasyonlar vardır. Örneğin ismini büyük matematikçi
Laplace’dan alan Laplace transformasyonu gibi. Aktarım esnasında
öz de değişir. X’in karesi gibi bir fonksiyon, aktarıldıktan
sonra 1/s gibi asıl fonksiyonla hiç alakası olmayan bir şekle
dönüşür. Bu işlem haritalama (mapping) olarak adlandırılır.
Haritalama projeksiyondan farklı bir işlemdir. Tekrar ayna örneğine
dönersek, haritalama bir filin aynada bir timsah gibi görünmesini
andırır. En belirgin örnek kullandığımız niklerdir. İsmim
Mehmet Emin ARI ama nickim ondan çok farklı olarak kampa’dır.
Tüm insani psikolojik yansımaları bu haritalama bağlamında
ele almak gerekir.
İnternetin
bir değişik yanı da, görünürdeki yapısıyla yaptığı
etki arasındaki derin farktır. İnternet her ne kadar kaotik
ve kontrol edilemez bir sistem olsa da toplum üzerine yaptığı
etki kaotik ve denetimsiz değildir. Bilakis Internet toplumu
daha da örgütlü ve öngörülebilir bir yapıya çevirmektedir;
yani toplumu kristalize etmektedir. Kristal bir yapı ise öngörülebilir
ve kaotik olmaktan uzaktır, bilakis deterministik ve
belirlenebilirdir.
Peki
İnternet böylesi bir kristal yapıyı nasıl oluşturur?
Kristal
bir yapı sosyal açıdan sanıldığı gibi katı bir
disiplinle değil yoğun bir iletişim ve yapıyı oluşturan öğelerin
yoğun karşılıklı etkileşimi ile gerçekleşir. En örgütlü
kristal toplumsal yapıları meydana getiren sistemler sanıldığı
gibi baskıcı ve disiplin taraftarı faşist sistemler değil
demokrasiler olmuştur çünkü faşist sistemler kristal yapıyı
mekanik olarak oluşturma hatasıyla yola çıkarlar ama
demokrasiler bunu organik olarak yaparlar. Internet bu türden
bir toplumsal kristalize yapının alt yapısını hazırlar.
Internet her ne kadar anarşik bir yapı olarak görülse ve gösterilse
bile aslında bu kristalizasyonu sağlayan ve toplumu daha da düzenli
hale getiren alt yapıdır.
Yani
Internet sanıldığı gibi çok daha kaotik ve anarşik bir
toplumsal yapının değil daha homojen ve düzenli bir yapının
ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Şu ana kadar gözlemlediğimiz
gelişmeler de onu göstermektedir. Siz bakmayın şeytana
tapanların web sitelerinin olmasına, Internet düzenin düzenini
sağlayacaktır.
Yukarıda
yazılanların ışığında şimdi şu soruyu tekrar soralım.
Internet nedir? Evet gerçekten Internet nedir?
Telefon
gibi yeni bir iletişim aracı mı? Gazete, dergi gibi yeni bir
medya mı? Yoksa köşedeki bakkal gibi bir ticari platform mu?
Akıl fikir değiş tokuş edilen yeni bir agora mı? Bir sohbet
ortamı mı? Bir de bunların yanına Internet üzerinden radyo
dinlemeyi ve TV seyretmeyi de ekleyin.
Körlerin
fili tanımladığı şekilde Interneti tanımlayamayız.
Diyebileceğimiz tek şey Internet, Internettir. Şu an için
bunun ötesi yok çünkü geçmişte benzerlik kurabileceğiniz
benzer bir yapı yok. Şu yada bu idari, sosyal, mekanik ve
ekonomik yapı Interneti andırıyor diyemezsiniz.
Oldukça
dağınık bir yazı oldu ama zaten Internet de öyle değil mi?