Matematiği severim. Şu aralar artık pek ilgim olmasa da, hala
çok severim çünkü matematiğin şiiri, şiirinde matematiği
vardır. Matematikte ve fizikte bir çözümün zarafetinden
bahsedilir. Büyük matematikçiler için sadece çözüm yetmez,
aynı zamanda çözümün bir zarafeti ve uyumu olmalıdır.
Benzer şekilde, şiirinde bütününde bir matematiksel bütünlük
olmalıdır.
Yazının ileriki aşamalarında anlatılan kısımları
anlayabilmeniz için içinizde olasılık hesaplarını
bilmeyenler için kısa bir olasılık hesaplarına giriş
anlatacağım. Elimden geldiğince sıkıcı olmamaya çalışacağım
ama bunun için söz veremem. Yazımızın sonunda aşkın mantıksız
ve bilimdışı olduğunu ispatlamaya çalışacağız. Devam
ediyor muyuz? Peki o halde...
Olasılık hesapları anlatılırken en sık verilen örnek havaya
atılan bozuk paradır. Bozuk parayı havaya attığınızda ya
yazı gelecektir yada tura. O halde yazı gelme ihtimali ve tura
gelme ihtimali eşittir, yani %50'ye (1/2) %50'dir (1/2). İhtimallerin
toplamı her zaman yüzde yüz yani 1'e eşit olmalıdır. Her halükarda
bir ihtimal gerçekleşmelidir. Parayı tekrar attığınızda
ihtimal uzayınız dört ihtimalden oluşur; TT, TY, YT ve YY'dır.
İki elde de tura gelme ihtimali yani Tura ve Tura ihtimali 1/4'dür.
Bir olasılık uzayında "VE" bağlacını kullanırsanız
olasılıkları çarpmanız gerekir. Birinci atışta Tura VE
ikinci atışta Tura derseniz, birinci eldeki Tura olasılığını
ve ikinci eldeki Tura olasılığını çarparsak yani 1/2 * 1/2 =
1/4 sayısını buluruz: yüzde 25. Üç kere üstüste tura gelme
ihtimali ise 1/2 *1/2 * 1/2 = 1/8 yani % 12.5'dir. (örneğin sayısal
lotoda altılı tutturma ihtimali yirmi beş kez üstüste tura
atma ihtimali aynıdır). Olasılıklarda VEYA bağlacını kullanırsanız
bu sefer olasılıkları toplamanız gerekir. Diyelim ki yazı
veya tura derseniz 1/2 + 1/2 =1 yani % 100 sonucunu bulursunuz.
Aynı şekilde birinci elde tura ve ikinci elde yazı VEYA birinci
elde yazı ve ikinci elde tura derseniz 1/4 + 1/4= ½ sonucunu
bulursunuz. Buraya kadar her şey açık sanırım.
Benzer şekilde içinde 3 kırmızı ve 7 tane mavi bilye bulunan
bir kutudan kırmızı bilye çekme ihtimaliniz 3/10 mavi bilye çekme
ihtimaliniz ise 7/10'dur. Şimdi gelelim aşkın mantıksızlığının
matematiksel ispatına.
Cinsiyetinize göre ideal kadın yada erkek arayışı içinde
olduğunuzu varsayalım. İdeal kadın, belli niteliklere barındıran
kadın olarak tanımlayalım. Kendimce bu nitelikleri şöyle sıraladım;
- güzellik ve çekicilik- akıl- eğitim- kültür - belirli yaş
grubu- bekar olması
tabi bunlarını yanı sıra ideal kadının belli bir yaş
grubunda olması da gerekir. Olasılık hesaplarını ideal kadın
arayışımıza uygulamak için şu metodoloji uygulayacağız, yüz
kadından 5 tanesi gerçek anlamda güzelse, güzel kadın bulma
ihtimalimiz yüzde beş yada 1/20'dir. Her kadın güzeldir
denilse de, güzel kapsamına giren kadın sayısı bu orandadır
sanırım. Akıl konusunda elimizde daha nesnel değerlendirmeler
var. IQ testinde akıllı insan ortalaması toplam nüfusun yüzde
10'luk bir kısmın oluşturmaktadır, yani 1/10 (bu oranda erkek
kadın ayrımcılığı yoktur dikkatinizi çekerim). Eğitim
konusunda da DIE verilerine başvurabiliriz, yani toplam kadın nüfusunun
ne kadarı üniversite eğitimi almaktadır? Bu oranıda yüzde 10
olarak kabul edelim. Master yada doktora demiyoruz, sadece üniversite
eğitimi almış olması yeterli bizim için. Herhangi bir okuldan
mezun olmasını da beklemiyoruz.
Üniversiteden mezun olan herkes kültürlü değildir. Kendi
deneyimlerime göre bu oran yaklaşık yüzde 10'dur. Kültürden
kastım öyle derya deniz bir birikim değil, sadece belirli
konularda orta karar bir bilgi, yani sıkılmadan bir yarım saat
konuşabilme becerisi. Belirli yaş gurubunda olması gerekir,
diyelimki 25-35 yaş arasındaki kadınlar bu tanımımıza
uymaktadır. Bu yaş grubu toplam kadın popülasyonu içinde yüzde
20'luk bir kesimi oluşturmaktadır. Bu olasılıklara bir de
bekarlığı katmamız gerekir, evli ve bir sevgilisi olmayacak,
bunu da yaklaşık olarak 2/10 olarak aldım.
Yukardaki rakamlar tabi ki kişiden kişiye değişebilir.
Askerden izne gelmiş bir delikanlı için güzel kadın oranı yüzde
80 olabilir yada hizmetçiniz için siz çok kültürlü ve akıllı
bir hanım olabilirsiniz yada bazı çok bilmişler için akıllı
kadın oranı yüzde bir olabilir vs. vs. tanımlamalar
matematiksel olmadığı yani biraz bulanık ifadeler olduğu için
oranlar değişebilir. Yukarıdaki oranlar benim için geçerlidir,
sizinki değişik olabilir. Şimdi gelelim Güzel (çekici) VE Akıllı
VE Eğitimli VE Kültürlü VE belli yaş grubundan VE bekar
(sevgilisi yada eşi olmayan) bir kadın bulma ihtimaline. Yapmamız
gereken çok basit, sadece olasılıkları çarpacağız yani;
1/20* 1/10* 1/10* 1/10* 2/10* 2/10 = 0.000002'dir, yada 1/500000.
Bu tür bir kadınla karşılaşma ihtimaliniz beş yüz binde
birdir (milyonda iki yada iki milli piyango bileti alıp büyük
ikramiye çıkma şansıyla aynı). Türkiye'deki toplam kadın nüfusu
içinde bu tür özelliklere sahip kadın sayısı yaklaşık
olarak 60 civarındadır (nerde bu kadınlar yaaaa?). Yukarıda
saydığımız özelliklere başka özellikler eklerseniz durum
daha da kötü çünkü o zaman ihtimal daha da düşecektir (örneğin
iyi huylu derseniz bir başka rakam çarpmaya dahil edilecektir).
Bu kadar düşük ihtimal söz konusu olduğu için ideal kadını
yada ideale yaklaşık kadını bulma arayışınızı baştan
bitirin çünkü onu bulmanız çok ama çok zor. Bazı
niteliklerden feragat ederseniz, örneğin ya güzel olmasında yüzüne
bakılır olsun derseniz olasılık artacaktır.
Bayan okurlar bana kızıyor olabilirler ama aynı oranlar
erkekler içinde geçerlidir. Yukarıdaki örneği erkekler için
kullanırsak kadınların neden ortalıkta ADAM yok dediklerini
gayet iyi anlayabiliriz (yakışıklı, kültürlü, meslek
sahibi, kibar, duyarlı ve zengin bir erkek bulma ihtimalini varın
siz hesaplayın). Yaptığım hesap sonucunda bu ihtimal yaklaşık
30 milyonda birdir, laf aramızda ben kültürlü, yakışıklı,
meslek sahibi, duyarlı vs. bir erkeğim (yazarın dediğine
bakmayın, ben kendisini gördüm. Kısa boylu, şişman, göbekli,
kel ve dört gözdür, ne parası nede kibarlığı vardır.
Kedilere tekme atar ve konserde uyuklar. Editör)
Gördüğümüz gibi ideal kadın yada erkek bulma ihtimalimiz
neredeyse sıfırdır. O halde neden aşk acısı çekiyoruz? Aşık
olduğumuzda o kadını/erkeği mükemmel gibi gösteren nedir? Uğrunda
acı çektiğiniz kadın yada erkek ideal sevgili olması çok düşük
bir ihtimaldir. Hani ideal kadın olsa anlarım uğrunda ağlamanızı
ama değil. Matematik, aşk uğruna acı çekmenizin mantıksız
olduğunu söylüyor. Bu durumda sanata, şiire ve psikolojiye başvurmamız
gerekiyor çünkü matematik maalesef bu noktada tıkanıyor.
Bu apayrı bir yazı konusu. Sadece buraya bir şiirimi ekleyeceğim
belki konuyu biraz açıklar;
Aşk elinden tutar
Ve sen anlamazsın
Yaşam nerede başlar
Nerde biter kardelen çiçekleri
Ve göğsüne yaslanmış
bir genç kız
serçe ürkekliğinde nefes alır...
Mehmet Emin Arı