Aşk gelecek, bütün dertler bitecek.
Yunus Emre
-Neden x-41 gezegenini seçtiniz?
-Çünkü x-41 evrenin çok da bilinmeyen bir yerindeydi. Eritronlar 'ın burayı
bulması oldukça zordu, neredeyse imkansız. Zaten bulsalar da sıradan bir gezegen deyip geçeceklerdi. Her açıdan amacımız için uygundu. Yeni bir yaşam formu için gerekli tüm şartlara sahipti, uygun bir atmosfer, oksijen, su ve tabi enerji kaynağı bir yıldız.
- Biliyorsunuz Evrenin herhangi bir yerinde izin almadan, bilinçli ya da bilinçsiz organik bir yaşam başlatmak Evrensel bilince göre suçtur.
- Evet biliyoruz. Ama o zaman için fazla bir seçeneğimiz yoktu. Eritronlar ırkımızı yok etmeye yeminli gibiydiler. Türümüzün yok olma tehlikesi çok yüksekti. Genetik kodumuzu korursak tamamıyla yok olmaktan kurtulabilirdik. Hem x-41'de çok basit de olsa, organik yaşam formları zaten başlamıştı. Hücreye benzeyen yapılar, bilirsiniz evrende bu sık olan bir şeydir.
- Fikir kimindi?
- Büyük bilge Naomah 'ındı.
- İlk hücreyi ne zaman oluşturdunuz?
-Naomah 'ın emriyle iki milyar yıl önce x-41'e gizlice bir ekip gönderildi. Taşıyıcı organik yapı oluşturuldu ve bu organik yapının içine bizim genetik şifremiz eklendi. Temel organik yapı her çoğalışında bizim türümüze ait şifrelenmiş genetik kodu da çoğaltacaktı.
Türümüzün tümü yok olsa bile geriye kalan tek birey dünyaya gelip var olan şifreli genetik mirası çözüp türümüzü devam ettirebilirdi. Ya da...
- Ya da?
- Ya da biyolojik gecikme mekanizması harekete geçecekti.
- Biyolojik gecikme mekanizması nedir, mahkemeye açıklayınız?
- Taşıyıcı biyolojik yapının içindeki genetik kod, aradan belli bir zaman geçince kendisini oluşturacaktı, yani bizim gibi bir Mermor olacaktı.
- Onun dışında genetik kod uykuya yatacaktı?
- Evet. Hiçbir şey yapmadan bekleyecekti.
- Peki oluşturulan biyolojik formun gelişim kontrol edildi mi?
- Hayır! Bu düşmanlarımızın dikkatini çekebilirdi. O zaman da x-41'i yok ederlerdi, tabi ki bizim genetik mirasımızı da.
- Peki x-41 gezegeninde zekanın oluşmasına ne diyorsunuz?
- Tamamen tesadüf. Bizim böyle bir amacımız yoktu. Taşıyıcı biyolojik yapının devamlılığını sağlamak için bazı mekanizmalar ekledik. Sanırım bu mekanizmalar bilinci oluşturmuş olmalı.
- Örneğin hangi mekanizmalar?
- Örneğin taşıyıcı biyolojik yapının en iyi örneğinin devamını sağlamak için basit bir rekabet mekanizması. Yani en iyi taşıyıcının örneklenmesi fikri.
- Biyolojik rekabet suçtur biliyorsunuz.
- Evet biliyoruz ama o zaman Naomah ve türümüzün başka seçeneği yoktu.
- Peki dik duranlar hakkında ne diyeceksiniz?
- Daha önce dediğim gibi amacımız bu değildi. Siz söyleyinceye kadar ben dahil kimsenin haberi yoktu dik duranlardan.
- Zeka geliştirmişler.
- Hangi düzeyde.
- Form 1. en düşük düzey.
- Hmmm. Bu tür formların devamlı olma şansları çok azdır. Peki termonükleer enerjiyi keşfetmişler mi?
- Evet. Daha da kötüsü birbirlerini yok etmek için kullanmışlar.
- Kendi türlerini mi yok ediyorlar?
- Evet. Silah olarak kullanmışlar.
- İnanılır gibi değil!
- Evet inanılır gibi değil ama böyle olmuş.
- Eritron tehlikesi 230 milyon yıl önce bitti yani artık X-41'deki genetik bilgiye ihtiyacımız yok.
- Ama dik duranlar kendi genetik şifrelerini çözmüş durumdalar.
- Bu sorun değil. Kendi genetik şifrelerinde belli bir kısım kodun işe yaramaz olduğunu göreceklerdir. İşe yaramaz dedikleri kısım, bizim eklediğimiz kendi genetik kodumuzdur.
- Bu genetik kod x-41 gezegenindeki tüm biyolojik yaşam formlarında bulunuyor.
- Temel yapı aynı olduğu için bu çok normal.
- Bunu biz de biliyoruz.
- Peki ne yapmamızı bekliyorsunuz?
- Dik duranlar ileride evrende bir tehlike oluşturabilirler.
- Biliyorsunuz Form 1 düzeyinde bilinç oluşturan türler fazla yaşayamazlar. Evrende hiçbir örneği yoktur. Ya form-2 düzeyine sıçrarlar ya da kendilerini yok ederler. Bu hep böyle olmuştur. Dik duranlar en ilke üreme biçimi olan eşeyli üreme formundalar. Kendi türdeşlerini yok ettiklerini siz söylediniz. Bu türden saldırgan bir yapı eninde sonunda kendi kendini yok eder. Sercaria yıldız kümesindeki r-234 ve Neparia geçiş bölgesindeki t-123'ü hatırlayın. Her iki gezegende de dik duranlara benzer bilince sahip organik yapılar oluşmuş ve bir milyonluk yeniden oluşum sürecinde kendi kendilerini yok etmişlerdir.
- Yani?
- Yani evrensel bilince bir zarar verecek düzeye gelmeden çoktan kendilerini yok etmiş olurlar. Yapılan olasılık hesaplarına göre kendilerini yok etme olasılıkları yüzde 98.2.
- Yine de yüzde 1.8'lik bir olasılık var ama.
- Evet ama düşük.
- Düşük olsa bile evrensel bilinç katmanı dik duranların sorumluluğunu size verdi. Ne de olsa onlar sizin türdeşleriniz.
- Bizim türdeşlerimiz değil, onlar sadece bizim genetik kodumuzu taşıyan aktarıcılar. Biz form-5 düzeyindeyiz. Onlar ilkel organizmalar.
- Öyle ya da böyle. Bunu siz başlattınız, sorumluluk da size aittir.
- Fakat...
- Karar verilmiştir.
- Anlıyorum... Yüksek evrensel bilincin kararlarına karşı çıkamayız. Bizden beklenen tam olarak nedir?
- Çok basit. Dik duranların en azından Form-2 düzeyine gelmeleri için rehberlik yapacaksınız. Tabi ki dik duranların bundan haberi olmayacak.
- Fakat bunu nasıl yaparız? Onlar çok basit organizmalar.
- Bu sizin sorununuz. Evrensel bilinç olarak biz şimdiye kadar sadece onları gözlemledik. Gelişimlerini etkileyecek herhangi bir müdahale de bulunmadık. Gözlemlerimizde ilginç bir bulguyla karşılaştık. Aralarında rehberler çıkmış.
- Rehberler mi?
- Evet. Bilinç düzeyi form-3 ya da form-4 olan bireyler. Bu tür bir bilinç atlamasını açıkçası çözemedik. Siz belki bunu bize açıklayabilirsiniz.
- Sanırım bizim genetik kodumuz, evrensel dalga boyunun belli zamanlardaki artmasına ve dalgalanmasına duyarlı olmuştur. Bu zamanlarda örneklenen bireyler bizim genetik kodumuza sahip oluyorlar. Yine de form-5'e ulaşmaları imkansız çünkü genetik kodları bunu engeller. Dediğim gibi ilkeller.
- Neyse. Bu rehberler dik duranları form-2 düzeyine çıkartamamış olsalar da anlaşılan dik duranlara bir fikir vermişler. İşin ilginci rehberlerinin çoğunu yok etmişler.
- Yok mu etmişler?! Çok ilkel bir tür, inanılır gibi değil.
- Evet öyle görünüyor. Fakat evrensel bilinç için rehberlerin bu çabaları bu yeterli değil. Dik duranların en azından form-2 düzeyine çıkarılmaları gerekir yoksa...
- Yoksa?
- Yoksa boşluksal karantinaya alınacaklar. Kimseye zarar veremeyecekleri katman evrene taşınacaklar.
- Fakat dört yüz milyon yıl daha beklerseniz bizim genetik kodumuz açığa çıkacaktır. Böylece doğrudan form-5 bilinç düzeyine atlayacaklardır.
- Bu kadar vakit yok. Evrensel öngörü merkezine göre dik duranlar bir milyon yıl sonra zaman ötesi mekansal taşınmayı bulacaklar ve evrende dolaşmaya başlayacaklar. Ve tabi ellerinde bilinçsel Zordaria kristalleri olmayacak. Bu ise tüm türler için ikinci bir Eritron vakası olacaktır.
- Peki, yüce mahkemenize bir önerim var. Bizim genetik kodumuzu evrensel zaman dalga tabanı metoduyla çatlatsak ve dik duranlar doğrudan form-5 bilinç düzeyine sıçrasalar?
- Hayır! Daha önce dediğim gibi yeni organik deneyler yasak. Bu tür genetik çatlamalar evrensel merkezin gücünü çok azaltıyor. Daha da önemlisi yaptığınız ters sonuçlanırsa dik duranlar form negatif bir seviyesine düşebilirler.
- Bunda ne var ki? X-41'de ayakta duranların dışındaki diğer tüm organik yaşam biçimleri form negatif bir ve form sıfır düzeyinde.
- Hayır bunu yapmaya yetkiniz yok. Eritron tehlikesi geçerli bir sebep oluşturuyordu ama şimdi durum farklı.
- Anladım...
- Dik duranların geleceği size emanet. Evrensel bilinç mahkemesi olarak sizi ve onları sürekli gözlemleyeceğiz.
- Anlaşıldı.
- Gitmeden önce bir soru sormak istiyorum.
- Evet?
- Dik duranların form-2 bilinç düzeyine kısa geçiş ve dönüşleri neden oluyor?
- Belirli bir süre form-2 ye geçip sonra form-1 bilinç düzeyine mi dönüyorlar?
- Evet. Dik duranların deyimi ile "aşık oluyorlar"
- Hmmm. Sanırım açıklayabilirim. İlkel ve basit çoğalma metodu olan eşeyli üremenin bilinçsel hazırlık aşamasında, bizim genetik kodun gölgesi diyebileceğimiz bir ayrışma, dik duranlara bu deneyimi yaşatıyordur. Yine de kesin bir şey söylemek için Naomah 'ın kayıtlarına bakmak gerekli.
- Son bir şey. Dik duranlar bütün evrenin kendilerinin varoluşu için yaratıldığını düşünüyorlar. Buna ne dersiniz?
- Bu tür alt bilinç formlarında çok yaygın görülen bir düşünme biçimidir. Belki de Naomah'ın bir muzipliği olabilir. Bilirsiniz evrensel şakacı olarak adlandırılırdı.
- Yine de çok budalaca.
- Form 1 bilinç düzeyi için budalaca değil.
- Mahkeme bitmiştir. Evrensel bilinç katmanı gerekli olanı yapacaktır.
- Anlaşıldı. Evrensel bilinç katmanının tüm kararlarına saygılıyız ve gereğini yerine getireceğiz.
Mavi ışıklar saçan iki büyük kürenin önce biri parlaklığını yitirdi daha sonra diğeri.
Bu sırada, uzaklarda çok uzaklarda, orta büyüklükte bir yıldızın etrafında dönüp duran mavi bir gezegenin üstünde, dik duranlardan biri gecenin karanlığında parlayan yıldızlara bakıp "Neden? Neden? Neden ?" diye mırıldanıyordu.
Mehmet Emin Arı