Pars Ursineya ve Nema Tipea

 
               

             Pars Ursineya gezegeninde yaşayan Ursineya 'lılar ve Nema Tipea gezegenindeki Tipea 'lılar birbirlerinin varlıklarından haberdar değildirler. Sonsuz sayılabilecek evrende birbirlerinden hatta kendilerinden bile haberdar olmayan sayısız uygarlık vardır. Bunun sebebi çoğu zaman gezegenler arasındaki astronomik mesafelerdir. Uzay-zamanda sıçramalarda kullanılan kurt deliklerini açmak için devasa kurtlara sahip iki uygarlık olduğu göz önüne alınırsa (Tarnomea ve Zopera) bu durum hiç de garip gelmez. Bu iki uygarlık dışında astronomik mesafeleri kısa sürede alabilecek herhangi bir uygarlık olmadığı için, mesafeden kaynaklanan bir karantina söz konusudur. Ayrıca biyolojik evrim her gezegende akıllı yaratıklar yaratabilecek şansa sahip olamamıştır. Bazı organizmalar sadece başka gezegenlerdeki akıllı yaratıklardan değil aynı zamanda kendilerinden bile haberdar değildirler (örneğin eski komşum). Fakat Ursineya 'lılar ile Tipea 'lıların birbirlerinin varlığından haberdar olmamalarının sebebi bunlardan hiç biri değildir. Hem Ursinea 'lılar hem de Tipea 'lılar B-1 tipi gelişmişlik seviyesine sahip uygarlıklardır (yani kendi genetik kodlarını değiştirebilecek teknolojik gelişmişlik ve Mahjong esprilerine gülebilecek mizah duygusu). Ve inanması her ne kadar zor olsa da aralarındaki mesafe sadece ve sadece 3 (yazı ile üç) ışık dakikasıdır.  Pars Ursineya gezegeninde bulutsuz bir gecede gökyüzüne çıplak gözle baktığınızda Nema Tipea gezegenini rahatlıkla görebilirsiniz. Hatta batmadan üzerinde yürüyebileceğiniz Tipea 'nın kuzeyindeki meşhur civa gölü Pursuntema 'yı iki gezegenin ortak güneşleri Somsa 'nın ışıkları altında parılderken izleyebilirsiniz. Tabi aynı şekilde Nema Tipea 'dakiler de Pars Ursineya gezegenini görebilirler.

 

Bu açıklamalardan sonra akla gelen ilk soru ister istemez "Neden birbirlerini bilmiyorlar?" olacaktır. Madem birbirlerine el sallayacak kadar yakın mesafedeler niye şimdiye kadar bir iletişim kurmadılar? Aslına bakarsanız gayrı resmi olarak iki gezegendekilerde birbirlerinin varlığından haberdardır ama resmi olarak hiç birinin diğerinde kaydı yoktur, ne okul kitaplarında ne de büyük evrensel atlaslarında. Nasıl mı?

 

Efendim, Nema Tipea gezegeninin pimpirikli bilim yaratıkları (neden böyle dediğimi birazdan anlayacaksınız) B-1 seviyesine gelmeden yani  153 yıl önce, B-4 gelişmişlik seviyesinde iken, gezegenin güneyindeki mavi çöle kurdukları devasa anten ile şu radyo mesajını göndermişlerdir: "Orada kimse var mı? Biri var ise, mesajımızı aldığınızı teyit ediniz".

 

Mesaj gönderildikten 6 dakika 10 saniye sonra (aradaki mesafenin 3 ışık dakikası olduğunu unutmayın, git gel Ursineya 6 dakika) Ursinea gezegeninden şu mesaj gelmiştir: "Biz varız. Mesajınızı aldığımızı teyit ederiz. Mesajınızı aldığımızı aldığınızı teyit ediniz".

 

Sağduyulu yaratıklar olarak, bu karşılıklı mesajlaşmadan sonra Ursinea 'lıların ve Tipea 'lıların çok büyük bir şaşkınlık ve sevinç yaşamalarını beklerdiniz ama öyle olmadı. Pimpirikli Tipea bilim yaratıkları, Ursinea 'dan gelen bu mesajı okuduklarında iki tane olan kafalarının her ikisini de sallayarak, sağdaki kafalarında bulunan ağızlarıyla "hmmmmmm" demişlerdir. Bilimsel titizlikleri ve evrene nam salmış pimpiriklikleri ile şu mesajı geçmişlerdir, "Mesajımızı aldığınızı aldığımızı aldığınızı teyit ederiz. Mesajımızı aldığınızı aldığımızı aldığınızı teyit ediniz".

 

Bu durumda Ursinea 'lı bilim yaratıklarının "saçmalamayı kesin de, bir resminizi gönderin" demesini beklersiniz di mi? Ama pimpiriklilik ve aşırı bilimsel titizlik konusunda Tipea'lılar ile rahatlıkla yarışabilecek Ursinea'lı bilim yaratıkları aynen şu mesajı göndermişlerdir: "mesajınızı aldığımızı aldığınızı aldığımızı aldığınızı aldığımızı teyit ederiz. Mesajınızı aldığımızı aldığınızı aldığımızı aldığınızı aldığımızı teyit ediniz."

 

Bilimsel kesinlik mi, iletişimsel sabitlik mi yoksa karşılıklı inatlaşma mı diyelim, artık siz seçin, bu garip durum devam etti. İlk önceleri her altı dakika otuz saniyede bir gönderilen karşılıklı mesajlar uzadıkça, gönderme zamanı ve mesajların boyutları da uzamaya başladı ama genel olarak hepsinin başlangıcı mesajımızı aldığınızı ya da mesajınızı aldığımız diye başlıyor ve aldığınızı ya da aldığımızı teyit ediniz diye bitiyordu.

 

Bu garip duruma bir son vermek isteyen Tipea Yüksek Bilim Kurulu hemen toplanmış ama ne yazık ki onlar da giden mesajın alındığının teyidinin alınmasının alındığının teyidinin alınmasının alınmasının .... (43851 satırlık ve sonu malum "teyit ediniz" ile biten bir cümle) alındığının Ursinea tarafından teyit edilmesinden sonra varlığının ispatlanabileceğine karar vermişlerdir. Ayrıca bu teyidin alınmasınını müteaakip teyidin teyidinin de alınmasına karar verilmiştir. Bu teyit alınıncaya kadar Pars Ursinea'nın  "varlığı henüz ispatlanmamış bir uygarlığın olduğu yönünde muhtemel delillerin olduğu gezegen" olarak kayıtlara geçmesine de ayrıca oy birliği ile karar vermişlerdir.

 

Hemen hemen buna benzer bir karar da bir gün sonra Ursinea En Yüksek Bilim Kurulu tarafından alınmıştır. Sağduyuya aykırı ama bilime uygun (!) bu kararlar sonucunda karşılıklı teyitler maalesef devam etmiştir. Hatta öyle ki, mesajları tek tek girmekten yorulan bilim yaratıkları, bu işi glikozla beslenen (günde bir kesme şeker) organik bilgisayarlara bırakmışlardır ve bilgisayarlar 153 yıldır bu işi hala devam ettirmektedirler.

Mehmet Emin Arı

 


 
setstats

setstats