|
Güldengelen’e
sonsuzluk
göz kırpar ya bakışından
usulca
fısıldar kulağına
“pembe-mavi
ilk doğum, al beni çocuksu ellerine...”
bir
becerikli mavi gülümser dudaklarından
o
hiç gidilmemiş kapısız cennete
sen
gelmeden önce
gri
basmıştı tüm bir şehri
çaresiz
belediye,
utanç
dolu kaldırımlar
tüm
kapıları kapalı bir cehennem
utanıyordu
besbelli kendi hüznünden
ama
adımı yazdın ya kırlangıç ellerinle
o
gözü kapalı sessizliğe,
birden
bir şarkı geldi dudaklarıma
“cennetin
bir kapısı yok
giremez
kimse buraya
kapamadan
tüm kapıları kendi üstüne
Adını
koyamadıkça
şehvetle
sayıyorum tüm bir tenini
ellerin
bir,
omuz
başların iki,
alnının
başkenti üç,
ve
yorulunca saymaktan tenini
ucu
pembe göğüslerin
sonsuzdu... |